15 Temmuz Gerçekleri
15 Temmuz Gerçekleri
  • Anasayfa
  • Haber
  • Analiz
  • Davalar
    • Askeri Davalar
    • Sivil Davalar
  • Videolar
  • Mağduriyetler
  • Raporlar
  • Diğer
    • Yabancı Basın
    • İnfografikler
    • Kitaplar
    • Makaleler
    • Linkler
Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • Anasayfa
  • Haber
  • Analiz
  • Davalar
    • Askeri Davalar
    • Sivil Davalar
  • Videolar
  • Mağduriyetler
  • Raporlar
  • Diğer
    • Yabancı Basın
    • İnfografikler
    • Kitaplar
    • Makaleler
    • Linkler
Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
15 Temmuz Gerçekleri
Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Anasayfa Analiz

“Sorun AYM’nin Komisyonu adres göstermesi değil, sorun 70 bin dosyaya bir yıl hiçbir şey yapılmaması”

- 15Temmuz
10 Temmuz 2020
- Analiz
0 0
0
“Sorun AYM’nin Komisyonu adres göstermesi değil, sorun 70 bin dosyaya bir yıl hiçbir şey yapılmaması”
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Anayasa Mahkemesi’nin, OHAL döneminde hukuksuzca mağdur edilen kişilerin yaptığı 70 bin bireysel başvuru hiçbir şey yapmadan tek kararla reddetmesine eleştiriler gelmeye devam ediyor. Gazeteci-yazar Taha Akyol, Anayasa Mahkemesi’nin OHAL konusunda yapılan 70 bin küsur başvuruyu reddetmesini anlayabileceklerini belirterek, “Fakat sorun, AYM’nin bu 70 bin küsur dosyayı yaklaşık bir yıl hiçbir emsal karar ortaya koymadan bekletmiş olmasıdır. AYM’de OHAL işlemlerini yargısal denetime tabi tutma konusunda bir çekingenlik var maalesef..” dedi.

OHAL döneminde otorite-eksenli anlayış ağır bastı

Geçmişte AYM’nin bazı “hak eksenli”kararlarına bakarak umutlandığını anlatan Akyol, “Bizim Anayasa Mahkememiz de Fransız, İspanyol, Alman anayasa mahkemeleri gibi “içtihat yapan”, hak ve hürriyetlere yüksek düzeyde katkıda bulunan çok saygın bir mahkeme düzeyine yükselir diye… OHAL döneminde otorite-eksenli anlayış ağır bastı. Hukuk tarihinde iniş çıkışlar vardır ama genel gidiş, hukukun üstünlüğüne doğrudur. Fakat hukuk, çok çaba harcanarak gelişiyor. Ülkemizde de adaleti ve ifade hürriyetini evrensel düzeyde gerçekleştirecek bir hukuk düzenine ulaşmak için çok çaba sarf etmemiz gerekiyor.”

Taha Akyol’ün Hürriyet Gazetesi’ndeki o yazısı;

“ANAYASA Mahkemesi, OHAL konusunda yapılan 70 bin küsur başvuruyu reddetti. Bu “mevzuat”a uygundur çünkü OHAL kararnamelerine göre, öncelikle yetkili olan artık OHAL Komisyonu’dur, oradan sonuç alınamazsa yargıya gidilebilir.

AİHM de OHAL Komisyonu’nu “iç hukuk yolu” saymıştır.

Fakat sorun, AYM’nin bu 70 bin küsur dosyayı yaklaşık bir yıl hiçbir emsal karar ortaya koymadan bekletmiş olmasıdır.

AYM’de OHAL işlemlerini yargısal denetime tabi tutma konusunda bir çekingenlik var maalesef.

‘İÇ HUKUK YOLLARI’ SORUNU

OHAL Komisyonu 23 Ocak’ta yayınlanan 685 Sayılı KHK ile kuruldu. AYM o tarihe kadar yapılan dosyaları bekletti.

Aslında bekletme süresi daha uzundur. Çünkü Komisyon, 17 Temmuz’dan itibaren başvuruları kabul etmeye başladı.

AYM içtihatlarındaki kavramlarla ifade edersek, Komisyon ancak 17 Temmuz’da “erişilebilir ve etkin” hale geldi, AYM bu tarihe kadar karar vermeden bekledi.

Hukuken daha sorunlu olan, AYM’nin sadece KHK işlemlerini değil, “tutukluluk”ve “ifade hürriyeti”nin söz konusu olduğu adli işlemlerdeki hak ihlallerine ilişkin başvuruları inceleme konusunda da çekingen kalmasıdır.

Böyle konularda AYM’nin değil dosyaları bekletmesi, “tutukluluk” ve “ifade hürriyeti” söz konusu olan dosyaları ivedilikle ele alarak karara bağlaması gerekirdi. Bu benim yorumum değil. AİHM ve AYM’nin kendi içtihadıdır.

AİHM 2001 yılındaki “Merit/Ukrayna” davasından beri şu içtihadı sürekli uygulamaktadır: İfade hürriyeti söz konusuysa ve tutukluluk varsa iç hukuk yollarının tamamen kullanılması beklenmeden de “bireysel başvuru” yapılabilir ve kabul edilebilir.

AYM’NİN KENDİ İÇTİHADI

Bunun gerekçesi, “tutuklama”işlemleri yaparak “ifade hürriyeti”ni ihlal eden bir kamu otoritesinin “iç hukuk yolları”nı da geciktirebilmesidir; bizdeki Komisyon uygulaması gibi…

Bizim AYM de aynı gerekçeyle “iç hukuk yollarının tüketilmesini” beklemeden 2014 yılında Twitter yasağını kaldırmıştı.

AYM, yine 2014’teki Nedim Şener ve Ahmet Şık davalarından itibaren “ifade hürriyeti”ne öncelik veriyor, hele de “tutuklama” varsa dosyayı bekletmeden, ivedilikle inceliyordu.

Fakat OHAL döneminde bu köklü içtihadı göz ardı etti.

Aynı nitelikteki dosyaları beklemede bıraktı…

Halbuki AYM’nin beklettiği dosyaları AİHM kabul etti, incelemeye aldı: Şahin Alpay, Nazlı Ilıcak, Ahmet ve Mehmet Altan gibi isimlerle son olarak da Cumhuriyet gazetesi yazarlarının yaptığı başvuruları AİHM kabul etti, Adalet Bakanlığı’ndan savunma istedi, dosyalar o aşamada…

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

AYM’nin beklemede bıraktığı bu nitelikteki dosyaları AİHM’nin kabul edip incelemeye alması maalesef bizim AYM için pek de gurur duyulacak bir durum değildir.

Ben AYM’nin bazı “hak eksenli”kararlarına bakarak umutlanmıştım, bizim Anayasa Mahkememiz de Fransız, İspanyol, Alman anayasa mahkemeleri gibi “içtihat yapan”, hak ve hürriyetlere yüksek düzeyde katkıda bulunan çok saygın bir mahkeme düzeyine yükselir diye…

OHAL döneminde otorite-eksenli anlayış ağır bastı.

Hukuk tarihinde iniş çıkışlar vardır ama genel gidiş, hukukun üstünlüğüne doğrudur. Fakat hukuk, çok çaba harcanarak gelişiyor.

Ülkemizde de adaleti ve ifade hürriyetini evrensel düzeyde gerçekleştirecek bir hukuk düzenine ulaşmak için çok çaba sarf etmemiz gerekiyor.

 

Etiketler: 15 Temmuz15 Temmuz GerçekleriTR7/24

15Temmuz

İlgiliYazılar

Hulusi Akar, 15 Temmuz’dan 1 gün önce ‘TSK’da paralel yapı filan yok’ dedi!
Analiz

Tuzak mıydı?

- 15Temmuz Gerçekleri
17 Temmuz 2023
15 Temmuz bunun için yapıldı: Türkiye, mafya devletine dönüştü
Analiz

15 Temmuz’dan önce kaybolan 91 bin silah kimlere dağıtıldı?

- 15Temmuz Gerçekleri
14 Kasım 2022
15 Temmuz gerçekleri ile yıkılacak yapılar…
Analiz

15 Temmuz gerçekleri ile yıkılacak yapılar…

- 15Temmuz Gerçekleri
17 Eylül 2022
Abdülkadir Selvi MİT’in tek müdaviminin Hande Fırat olmadığını kendi kitabında anlatmış
Analiz

Abdülkadir Selvi MİT’in tek müdaviminin Hande Fırat olmadığını kendi kitabında anlatmış

- 15Temmuz Gerçekleri
17 Eylül 2022
Berna Laçin’den ses getiren tweet; zülfüyâre fena dokundu
Analiz

15 Temmuz resmi söylemi çöküyor

- 15Temmuz Gerçekleri
17 Eylül 2022

Kategoriye Göre Gözat

  • Analiz (837)
  • Askeri Davalar (52)
  • Davalar (32)
  • Genel (25)
  • Haber (783)
  • İnfografikler (5)
  • Kitaplar (10)
  • Mağduriyetler (4)
  • Makaleler (48)
  • Manşet (661)
  • Raporlar (7)
  • Sivil Davalar (1)
  • Videolar (131)
  • Yabancı Basından (26)
  • 15 Temmuz Darbe Gerçekleri – Anasayfa
  • Gizlilik İlkeleri
  • Haber & Analiz
  • İnfografikler
  • Kitaplar
  • Linkler
  • Raporlar
  • Videolar
  • Yabancı Basından

© 2020 15 Temmuz Gerçekleri

Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • Anasayfa
  • Haber
  • Analiz
  • Davalar
    • Askeri Davalar
    • Sivil Davalar
  • Videolar
  • Mağduriyetler
  • Raporlar
  • Diğer
    • Yabancı Basın
    • İnfografikler
    • Kitaplar
    • Makaleler
    • Linkler

© 2020 15 Temmuz Gerçekleri

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Şifreyi Unuttunuz mu?

Yeni Hesap Oluşturun!

Kayıt için aşağıdaki formları doldurun

Tüm alanlar gereklidir. Oturum Aç

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum Aç