15 Temmuz Gerçekleri
15 Temmuz Gerçekleri
  • Anasayfa
  • Haber
  • Analiz
  • Davalar
    • Askeri Davalar
    • Sivil Davalar
  • Videolar
  • Mağduriyetler
  • Raporlar
  • Diğer
    • Yabancı Basın
    • İnfografikler
    • Kitaplar
    • Makaleler
    • Linkler
Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • Anasayfa
  • Haber
  • Analiz
  • Davalar
    • Askeri Davalar
    • Sivil Davalar
  • Videolar
  • Mağduriyetler
  • Raporlar
  • Diğer
    • Yabancı Basın
    • İnfografikler
    • Kitaplar
    • Makaleler
    • Linkler
Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
15 Temmuz Gerçekleri
Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Anasayfa Haber

Selvi’nin 15 Temmuz Yalanları – 8

- 15Temmuz
8 Temmuz 2020
- Haber
0 0
0
Selvi’nin 15 Temmuz Yalanları – 8
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Erdoğan’ın kalem müdürü Hasan Doğan, Hakan Fidan’ın yalanını ifşa etti

Binali Yıldırım da açığa düştü

Selvi’nin 15 Temmuz Yalanları – 8

 
Hakan Fidan’ın sözcüsü Abdülkadir Selvi’nin 15 Temmuz tezgahını örtbas etmek için kaleme aldığı kitabıyla ilgili yazı dizimizin sekizinci bölümünde, yine itiraf niteliğinde çarpıcı bir deşifreyi ele alacağız.

Bu kez, Abdülkadir Selvi gibi, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a çok yakın bir isim olan Hürriyet’in Ankara Temsilcisi Hande Fırat’ın  “24 Saat. 15 Temmuz’un kamera arkası…” adlı kitabından istifade edeceğiz.

Belirttiğimiz üzere Hande Fırat da en az Selvi kadar Erdoğan ve Fidan’a yakın bir isim. 15 Temmuz gecesi, Facetime şovunu Selvi ile birlikte sahnelemişlerdi hatırlarsınız.

“Şov” ifadesini kullanıyoruz çünkü o mizansen Erdoğan’ın dört dörtlük bir şovuydu.
Neden “şov” ifadesini kullandığımızı yazı dizimizin bir sonraki bölümünde anlatmaya çalışacağız.

Hande Fırat kitabında, Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’la yaptığı görüşmeyi aktarmış. Doğan ona 15 Temmuz akşamı Marmaris’te “yaşananları” anlatmış.
Hasan Doğan’ın kronolojisine geçmeden önce, Selvi’nin kitabındaki Erdoğan’ın Fidan’la yaptığı telefon görüşmesine dair bilgileri hatırlayalım.

“Enişte darbeyi haber veriyor” başlıklı bölümde o akşamı şöyle anlatıyor Selvi: “Saat 21.30’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın telefonu çaldı. Kız kardeşi Vesile’nin eşi olan Ziya İlgen çok sık aramazdı. Zaten kendisi kamuoyunun önüne çıkmayı sevmeyen, tevazu sahibi bir kişiydi. (TBMM Komisyonu’na bilgi vermeyişinin sebebi de kamuoyuna çıkmayı sevmeyen bu mütevazı kişiliği olmalı! – Aktif Haber)

Sakin kişiliği ile bilinen Ziya İlgen’in sesinde bir endişe vardı. ‘Beylerbeyi Sarayı’nın orada bir hareketlilik var’ dedi. Askeri araçların, tankların yola çıktığından söz etti. Cumhurbaşkanı’nın tarihe, ‘Haberi eniştemden aldım’ diye geçen açıklaması böyle gerçekleşti.

Cumhurbaşkanı aldığı bu haber karşısında şaşırdı. ‘Ziya dalga mı geçiyorsun?’ dedi. Ancak Ziya Enişte’nin dalga geçer bir hali yoktu. Cumhurbaşkanı’nın yanında o sırada Enerji Bakanı Berat Albayrak vardı. ‘Cumhurbaşkanımızla başka bir odaya geçerek, görüşmelere başladık.’
Önce Ankara’yla irtibat kurmaya çalıştılar. Cumhurbaşkanı MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı aradı ama ona ulaşamadı. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ı aradı, telefonuna cevap alamadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk olarak Başbakan Binali Yıldırım’la irtibat kurdu. 15 dakika geçmişti.

Saat 22.27’de MİT Müsteşarı kendisine döndü. Cumhurbaşkanı, ‘Ziya Enişte’den aldığı haberi aktardı, ‘Hakan ne oluyor?’ diye sordu.”

Selvi’nin aktardığı bu görüşmesine göre Erdoğan, 21.30’da eniştesinden haberi almış, kendi açıklamalarına göre 22.00’ye doğru, Hakan Fidan’a göre ise 22.27’te Fidan’la ilk görüşmesini yapmış.

Daha önceki bölümlerde aktardığımız üzere, Fidan darbe girişiminin başladığını 22.10 sularında, Mehmet Görmez’le çorba içerken öğrenmişti Selvi’nin anlatımlarına göre.

Ancak Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Marmaris’teki o akşamı hiç öyle aktarmıyor.

Hande Fırat’ın kitabından okuyalım: “Akşam saatlerinde Cumhurbaşkanı kendisi için tahsis edilen konuttaydı, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ise Marmaris’e doğru yürüyüşe çıkmış, bir süre sonra da geri dönmüştü. Hasan Doğan tam otelin kapısına geldiğinde telefonu çaldı, arayan yardımcısı Ragıp Bingöl idi. Saatler 21.30’u gösteriyordu. O saate kadar Erdoğan’ın sağ kolu olan Hasan Doğan’ı arayan olmamıştı. Ragıp Bingöl telefonda Hasan Doğan’a kendisini Başbakan’ın Özel Kalem Müdürü Abdülkerim Taş’ın aradığını söyledi ve ‘Başbakanlığın bir protokol aracı İstanbul’da askerler tarafından durdurulmuş. Arabadakilere sıkıyönetim ilan edildiği söylenmiş’ dedi.”

Doğan’ın kronolojisine kısa bir ara verip Başbakan Binali Yıldırım’la ilgili çok ilginç bir noktaya temas edelim.

Binali Yıldırım, 15 Temmuz akşamı yaşadıklarına dair tüm açıklamalarında, darbe girişiminin başlamasından Boğaziçi Köprüsü’nü geçtikten 10 dakika sonra gelen telefonlar sayesinde haberinin olduğunu anlatmıştı.

Selvi, Yıldırım’ın kronolojisini şöyle aktarıyor kitabında: “Binali Yıldırım o gün İstanbul’daydı. Dolmabahçe’deki Başbakanlık ofisinde görüşmeleri uzamıştı. Gece 21.30 civarında görüşmelerini tamamladı. İstanbul Tuzla’daki evine doğru yola çıktı. Torunlarını sevecekti. 21.45 sıralarında Boğaziçi Köprüsü’nü geçti. Her şey normaldi. … Başbakan’ın olan bitenden haberi yoktu. Ancak İstanbul’da askerlerin tanklarla köprüleri kapattığı haberini alması geç olmadı. Arayanlar ‘Ne oluyor?’ diye soruyordu. Binali Yıldırım geçtikten 5-10 dakika sonra köprüler askerler tarafından kapatılmıştı. Başbakan, darbecilerin elinden kıl payı kurtulmuştu.”

Binali Yıldırım’ın Özel Kalem Müdürü Abdülkerim Taş, saat 21.30’da, askerlerin darbe girişimine başladığını, Başbakanlığın protokol aracının durdurulması sayesinde öğreniyor, Binali Yıldırımı aramıyor; “Ziya Enişte” ile aynı anda o da Erdoğan’ın Özel Kalem Müdür Yardımcısı Ragıp Bingöl’ü arıyor, Bingöl de Hasan Doğan’a darbeyi haber veriyor.
Ancak Binali Yıldırım, hiçbir şeyden haberi yok bir vaziyette 21.30’da Dolmabahçe ofisinden çıkıp 21.45’te köprüyü geçiyor, 10 dakika sonra köprü askerler tarafından kapatılıyor ve Yıldırım askerlerin elinden “kıl payı” kurtulmuş oluyor.

Ne kadar ilginç!
Binali Yıldırım’a darbeyi ne sağ kolu Abdülkerim Taş ne de kendisine bağlı MİT Müsteşarı Hakan Fidan haber vermemiş!
Mümkün mü!?
Bu kronolojiden öyle anlaşılıyor ki, o akşam hem Abdülkerim Taş hem de Hakan Fidan, Binali Yıldırım’a “23 Nisan Başbakanı” muamelesi yapmışlar!

Ya da, Binali Yıldırım da yalan söylüyor.

Hande Fırat’ın kitabından Hasan Doğan’ın Abdülkerim Taş’ın araması sonrası kronolojisiyle devam edelim: “Hasan Doğan ne olduğunun araştırılmasını söyledikten sonra telefonu kapattı ama telefonuna mesajlar yağıyordu. İstanbul’da, Ankara’da sokaklarda asker görülmeye başlandığını belirten mesajlar geliyordu telefonuna. Hasan Doğan üzerini değiştirmek için odasına çıkarken Enerji Bakanı Berat Albayrak’ı aradı ve Cumhurbaşkanı’nı sordu, Berat Albayrak Cumhurbaşkanı’nın tatili geçirmekte olduğu evde bulunduğunu söyledi, Hasan Doğan ‘Giyinip hemen geliyorum’ dedi, telefonu kapattı.”

Hasan Doğan hayret verecek şekilde soğukkanlı davranmış. Berat Albyarak’a Abdülkerim Taş’ın anlattıklarını aktarmış mı, belli değil. Aynı şekilde Albayrak’ın da ona bir şey söyleyip söylemediği açık değil.

Hande Fırat’ın kitabından devam edelim: “Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü Cumhurbaşkanı’na ne olduğuna ilişkin tam bilgi aktarabilmek için peş peşe telefon görüşmesi yapıyordu. Önce MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı aradı, Fidan kendisine ‘En kötü duruma karşı hazırlıklı olun’ dedi. Ardından da o saatlerde darbe kalkışmasının içinde yer almakla suçlanacağını bilmediği Cumhurbaşkanı Başyaveri Ali Yazıcı’yı aradı. Hasan Doğan, Ali Yazıcı’ya ‘Ne oluyor?’ diye sordu, Yazıcı ‘Tatbikat yapılıyor, ama ben yine de araştırıp size döneyim’ yanıtını verdi. Hasan Doğan bu arada hazırlanmış odasından çıkıyordu, eşine döndü; ‘Uzun süre, belki de hiç görüşmeyiz’ dedi. Eşiyle vedalaştı, çocuklarını öptü, o kapıdan çıkarken eşi ağlıyordu.”

Hasan Doğan, saat 21.30’da darbe girişiminin başladığını öğrenmiş, o da Hakan Fidan ve Koruma Müdürü Muhsin Köse gibi Erdoğan’a hemen söylememiş, Berat Albayrak’ı aramış ama bir şeyden bahsetmemiş, odasına gitmiş, Hakan Fidan’ı aramış, Fidan ona ‘En kötü duruma karşı hazırlıklı olun’ demiş, sonra Ali Yazıcı’yı arayıp görüşmüş ve ailesiyle vedalaşıp odasından çıkmış.

Bunları not edip Doğan’ın anlattıklarını okumayı sürdürelim:

“Hasan Doğan, Cumhurbaşkanı’nın konutuna doğru geçerken Genelkurmay Başkanı’nı, Kuvvet Komutanlarını, İçişleri Bakanı’nı, İçişleri Bakanlığı Müsteşarını peş peşe aradı ama kimseye ulaşamadı. Telefonlar ya çalıyor yanıt verilmiyordu ya da kapalı çıkıyordu. Hasan Doğan kendi kendine ‘Muhtemelen bakanları topluyorlar’ diye düşündü. Bu arada villada bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da telefonu çaldı, eniştesi Ziya İlgen arıyordu. İlgen, Cumhurbaşkanı’na darbe girişimini haber vermek için aramıştı. O ana kadar Cumhurbaşkanı’nı zaten başka da arayan olmamıştı. Cumhurbaşkanı önce inanmadı. Ancak o anda villa da hareketlendi. Hasan Doğan, Cumhurbaşkanı’nın konutuna varmıştı. … Sonra Muğla Valisini aradı ve Cumhurbaşkanı’nın güvenliğinin artırılması için polis takviyesi yapılmasını istedi. Ancak polis hemen gelmeyecekti. Askerler yolu kesmişti. Cumhurbaşkanı da yukarı kattan aşağı inmişti, soğukkanlı, metin görünüyordu. İlk sözleri ‘Hayırlısı olsun’ oldu.”
(‘Marmaris’te 21.30’da hangi asker polisin yolunu kesmişti de polis gelemedi?’ sorusunu şimdilik not edip devam edelim.)

Darbe girişiminin başladığını haber alan Erdoğan’ın ilk sözleri, “Hayırlısı olsun” olmuş. O kanlı gecenin kendi ifadesiyle “Allah’ın lütfu” olduğunu daha ilk dakikasında fark etmiş. O kadar soğukkanlı ve metanetliymiş ki, insan gerçekten hayret ediyor.

Peki, Erdoğan ve Hakan Fidan nasıl anlatıyordu o akşamı?
Erdoğan, saat 21.30’da kalkışmayı öğrendikten hemen sonra Hulusi Akar’ı ve Hakan Fidan’ı aradığını ama ulaşamadığını, Fidan’a 22.00’ye doğru ikinci arayışında ulaşabildiğini söylemişti.
Fidan ise sözcüsü Abdülkadir Selvi’ye yazdırdığı kitapta, darbe girişiminin başlamasından 22.10 gibi Mehmet Görmez’le çorba içerken haberdar olduğunu, Cumhurbaşkanı ile de 22.27’de görüştüklerini söylemişti.

Oysaki Hasan Doğan çok başka bir senaryo anlatıyor.
Hasan Doğan darbe girişimini 21.30’da Başbakan Binali Yıldırım’ın Özel Kalem Müdürü Abdülkerim Taş’tan öğrenmiş, Berat Albayrak’ı arayıp Erdoğan’ın nerede olduğunu sormuş, oteldeki odasına gidip Hakan Fidan’ı aramış, Fidan ona her şeye hazırlıklı olmalarını söylemiş, akabinde de ailesiyle vedalaşıp Erdoğan’ın yanına gitmiş. Erdoğan o an Marmaris’teki herkes gibi soğukkanlı ve metinmiş.

Bütün bunlar 10-15 dakika içinde gerçekleşmiş olmalı.
Hiçbirinin söylediği bir diğerinin söylediğini tutmuyor.
Hakan Fidan’ın kronolojisini doğru kabul ederek soralım;

Hani Hakan Fidan darbenin başladığını 22.10 gibi öğrenmişti ve Erdoğan’la 22.27’de görüşmüştü?

Hasan Doğan takriben en geç 21.45 gibi görüştüğünü söylüyor Hakan Fidan’la. Nasıl oluyor da Fidan, 22.10’da öğrenip Erdoğan’la 22.27’de görüştüğünü söylüyor?

Erdoğan’ın kronolojisine baksanız yine bir sürü çelişki çıkıyor karşınıza.

Hani Hakan Fidan’a ilk aradığında ulaşamamıştı da ancak 22.00’ye doğru görüşebilmişti?
Binali Yıldırım’ın kronolojisine hiç bakmayalım bile. Anlattıkları doğruysa onu hiç kimse kale almamış o akşam. Daha doğrusu, Erdoğan’ın kontrolünde bilgisiz bırakılmış.

Erdoğan ve çevresindeki bir kaç kişi, kendilerine çok yakın iki “gazeteci”ye iki kitap yazdırıyor, 15 Temmuz akşamına dair çok kısa bilgiler aktarıyorlar ama o anlattıklarında da birbirlerini yalanlayan bir sürü çelişki çıkıyor.

Sizce bu insanların anlattıkları neden birbirini tutmuyor!?



Selvi'nin 15 Temmuz Yalanları - 1

SELVİ’NİN 15 TEMMUZ YALANLARI – 1




Selvi'nin 15 Temmuz Yalanları - 2

SELVİ’NİN 15 TEMMUZ YALANLARI – 2




Selvi'nin 15 Temmuz Yalanları - 3

SELVİ’NİN 15 TEMMUZ YALANLARI – 3




Selvi'nin 15 Temmuz Yalanları - 4

SELVİ’NİN 15 TEMMUZ YALANLARI – 4




Selvi'nin 15 Temmuz Yalanları - 5

SELVİ’NİN 15 TEMMUZ YALANLARI – 5




Selvi'nin 15 Temmuz Yalanları - 6

SELVİ’NİN 15 TEMMUZ YALANLARI – 6




Selvi'nin 15 Temmuz Yalanları - 7

SELVİ’NİN 15 TEMMUZ YALANLARI – 7


Etiketler: 15 TemmuzAktif Haber

15Temmuz

İlgiliYazılar

25 yaşındaki askeri öğrenci, haksızlığa dayanamayıp intihar etti
Haber

15 Temmuz’u yapan bu 20 kişiymiş

- 15Temmuz Gerçekleri
30 Temmuz 2024
15 Temmuz Şehitler Köprüsü davası kararı kısmen bozuldu
Haber

15 Temmuz’da Bahçeli teşkilatlara hangi mesajı gönderdi ?

- 15Temmuz Gerçekleri
22 Temmuz 2024
“Allah’ın lütfu” diye yola çıkıp Türkiye’yi bataklığa sapladılar!
Haber

Portakal’ın bu anketi Saray’ı kızdırır: Türkiye halkı 15 Temmuz’a inanmıyor

- 15Temmuz Gerçekleri
18 Temmuz 2024
AKP’nin milyonlar harcadığı 15 Temmuz propagandaları Fatih Ürek kadar izlenmedi
Haber

AKP’nin milyonlar harcadığı 15 Temmuz propagandaları Fatih Ürek kadar izlenmedi

- 15Temmuz Gerçekleri
18 Temmuz 2024
Keskin nişancı iddiaları kuvvetleniyor; Eski AKP’li vekilden Erol Olçok’un öldürülmesiyle ilgili flaş açıklamalar
Haber

15 Temmuz devlet projesiydi herkes muradına erdi

- 15Temmuz Gerçekleri
16 Temmuz 2024

Kategoriye Göre Gözat

  • Analiz (837)
  • Askeri Davalar (52)
  • Davalar (32)
  • Genel (25)
  • Haber (783)
  • İnfografikler (5)
  • Kitaplar (10)
  • Mağduriyetler (4)
  • Makaleler (48)
  • Manşet (661)
  • Raporlar (7)
  • Sivil Davalar (1)
  • Videolar (131)
  • Yabancı Basından (26)
  • 15 Temmuz Darbe Gerçekleri – Anasayfa
  • Gizlilik İlkeleri
  • Haber & Analiz
  • İnfografikler
  • Kitaplar
  • Linkler
  • Raporlar
  • Videolar
  • Yabancı Basından

© 2020 15 Temmuz Gerçekleri

Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • Anasayfa
  • Haber
  • Analiz
  • Davalar
    • Askeri Davalar
    • Sivil Davalar
  • Videolar
  • Mağduriyetler
  • Raporlar
  • Diğer
    • Yabancı Basın
    • İnfografikler
    • Kitaplar
    • Makaleler
    • Linkler

© 2020 15 Temmuz Gerçekleri

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdaki hesabınıza giriş yapın

Şifreyi Unuttunuz mu?

Yeni Hesap Oluşturun!

Kayıt için aşağıdaki formları doldurun

Tüm alanlar gereklidir. Oturum Aç

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum Aç