15 Temmuz 2016 sabahı dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak’ın İzmir’deki programını yarıda keserek Ankara’ya çağrılması, sözde darbe girişimine ilişkin tartışmalarda dikkat çeken başlıklardan biri olmaya devam ediyor.
Mahkeme ifadelerine göre Çolak, 14-15 Temmuz tarihlerinde İstanbul ve İzmir’deki askerî lise mezuniyet törenlerine katılmayı planladığını, ancak 15 Temmuz sabahı saat 08.00 sıralarında Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın talimatıyla saat 14.00’te Genelkurmay Karargâhı’nda bulunmasının istendiğini belirtti. Çolak ifadesinde, çağrının nedenini bilmediğini ifade etti.
Hulusi Akar’ın daha önce programına devam etmesini söylediği Çolak’ı, 15 Temmuz sabahı Ankara’ya çağırması sıra dışı bir gelişme olarak görülüyor. Bu zamanlamanın sözde darbe girişimi öncesindeki gelişmeler açısından önem taşıdığı iddia ediliyor.
Hulusi Akar’ın emir subayı Yarbay Levent Türkkan savunmasındaki beyanında bu konuyu şu şekilde anlatmaktadır:
“Hulusi Akar, müteakibinde, Salih Zeki Çolak’ı 2016 (Yüksek Askeri) Şurasını görüşmek üzere ki konu benim açımdan önemli değil ama konu böyle geçtiği için söylüyorum. Salih Zeki Çolak ifadesinde 14 Temmuz günü geldiğini Hulusi Akar ile görüştüğünü ki 14 Temmuz günü geldiğini hatırlıyorum Hulusi Akar’a pazartesi, salı devir teslim töreninde olacağını ama YAŞ çalışmalarından dolayı emrederse gitmeyeceğini söylüyor. Hulusi Akar’ında kendisine gerek yok git törenlere katıl gerekirse hafta sonu çalışırız dediğini söylüyor. Bunun üzerine de Salih Zeki Çolak İstanbul’a gidiyor, sonra İzmir’e kara yoluyla geçiyor. Orada Balıkesir’de mola veriyor. 15 Temmuz sabahı Hulusi Akar kendisine Ankara’ya dönmesini emrediyor. O da programını değiştiriyor ve İzmir’den uçak ile apar topar Ankara’ya geliyor. Ne ilginçtir ki, Hulusi Akar bir anda daha önce git demesine rağmen, 14 Temmuz gecesi Hakan Fidan ile gece 3’e kadar süren baş başa görüşmesinin sabahında Salih Zeki Çolak’ı apar topar çağırıyor. Sonrasında Salih Zeki Çolak’ın 15 Temmuz gecesi içine düştüğü durum ve Hulusi Akar’ın emirlerine harfiyen uyması ile işte İstanbul için B200 uçağı hazırlatması, askeri savcı çağırması, kara havacılığa gitmesi, pilotlar ile konuşması vesaire oynadığı rolü düşündüğümüzde Hulusi Akar’ın böylesi bir kesin karar değişikliği ile koskoca Orgenerali apar topar çağırmasını hem de aslında daha sonra görüşülecek bir konu için olağan ve basit bir tesadüf ile izah edemeyiz.”





