Gazeteci Ali Çağatay, 15 Temmuz’da Recep Tayyip Erdoğan’ın uçağına F-16 ile eskortluk yaptığı ileri sürülen Tuğgeneral Mete Kuş’un, o gece aslında Ankara’da izinli olduğunu söyledi.
Katıldığı YouTube yayınında konuşan Çağatay, şunları kaydetti:
https://x.com/15TemGercekleri/status/2051906920642978023?s=20
”En son Mete Paşa olayı ortaya çıkınca işte Konyaspor Fenerbahçe maçı sırasında güya uçaklara ve helikoptere alçak uçuş talimatı verdiği gerekçesiyle görevden alındı diye.
Hafta sonu geçen hafta cuma gününden beri bu işin üzerindeyim. Komisyon tutanaklarını buldum. Yani Mete Kuş’un, tüm general Mete Kuş’un komisyonda ve mahkemede kendi iradesiyle verdiği ifadeyi buldum. İfade şöyle diyor ki ben 15 Temmuz gecesi ve 15 Temmuz’dan önce yıllık izindeydim. İzne ayrılmıştım. Eşimle beraber Ankara’da bulunuyordum.
Bir an diyor kafamı kaldırdım. Uçakların böyle çok hızlı biçimde alçaktan geçtiğini gördüm. Dedim ki ya darbe var ya da bir terör hadisesi var. Ve hemen diyor gazeteci dostum Hüseyin Likoğlu’nu aradım. Dedim ki Hüseyin Bey bir darbe girişimi var bundan haberdar olun falan diye. Şimdi bak olayın ne kadar absürt olduğunu ortaya koyan şey.
Şimdi siz bir komutansınız değil mi? Askerlikte hiyerarşi diye bir şey var. Mesela bir onbaşı üzerindeki çavuşu atlayarak bölük komutanına gidemez. Bölük komutanına herhangi bir talepte bulunamaz, şikayet edemez. Önce çavuşa gider. Şimdi düşünün darbe olduğunu hissediyor yattığı yerden ve Hüseyin Likoğlu’nu arıyor. Ya arkadaş senin üst komutanın yok mu? Korgeneral yok mu? Hava Kuvvetleri Komutanı yok mu? Onları ararsın. Hayır onu arıyor.
Neden? Çünkü Yeni Şafak grubuyla Mete Kuş arasında bir bağıntı var, bir rabıta var. Ne olduğunu bilmiyoruz. Şimdi bu tutanak ortaya çıkmamış olsaydı biz haberi şöyle görecektik. Çünkü bütün havuz medyası da aşağı yukarı hepsi aynı şekilde yazdı. Ama en çok sahip çıkan Yeni Şafak’tı. Mesela Sabah Gazetesi bunu daha nötr bir haber olarak verdi. İşte alçaktan uçak uçurdu ve görevden alındı falan diye. Ama Yeni Şafak “muhafızı görevden aldılar” diye yazdı.
Şimdi muhafız dedikleri Mete Kuş’a bakalım. Mete Kuş iddiaya göre Cumhurbaşkanı 15 Temmuz gecesi Marmaris’e giderken onu korumuş. Şimdi Mete Kuş Ankara’da yerde bulunuyor. Mete Kuş aynı zamanda hem havada hem yerde hem denizde bulunabiliyorsa demek ki Mete Kuş bir kuantum fiziği mucizesi.
Bence her yerde bulunabiliyor. Bunu biraz düşünmeleri lazım. Mete Kuş’un o gün Ankara’da olduğunu bilen çok sayıda asker arkadaşı var. Dostları var. Kimse çıkıp söylemiyor. Ben bu tutanağı buldum, yayınladım. Twitter sayfamda var. 180.000 okuma aldı. Adam gece orada bulunuyor, izinli. İzinli gününde zaten uçması mümkün değil.
Bu işin birinci kısmı. İkinci kısmı şu: Mete Kuş’a güya Sayın Cumhurbaşkanı karşılaştığında “bizim Mete” diyormuş. Bu da yalan. Cumhurbaşkanının böyle bir sözü yok. Mete Kuş’un kendi yarattığı bir şey bu unvan.
Başka bir şey daha söyleyeceğim. Mete Kuş kurmay bir subay değil. Tabii şöyle bağlantıları dolayısıyla hem kurmay değil hem çok hızlı atlıyor rütbeleri.
Yani normalde mevkidaşlarından daha erken terfi ediyor. Hop albay, hop tuğgeneral, hop tümgeneral olabiliyor. Mete Kuş’un bir şeyi var, bir arkasını dayadığı bir yer var. Mete Kuş’un arkasını dayadığı yer Yeni Şafak gazetesi ve Albayrak grubudur.”





