Gazeteci Adem Yavuz Arslan, 15 Temmuz’a ilişkin yaptığı yayında, “İddia ederek söylüyorum; Allah ömür verirse şunu göreceğiz. 15 Temmuz mahkemelerinde yargılanması gereken kişi sayısı 150’dir. Hulusi Akar ve planın içinde olan yaklaşık 150 kişi vardı.” dedi.
Bu değerlendirmesini, Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş‘in mahkeme ifadelerine dayandıran Arslan, Sönmezateş’in “Biz Hulusi Akar’la birlikte çok küçük bir grup olarak askerî bir operasyon planladık. Darbe değil, Erdoğan’ı alıp yargılayacaktık.” dediğini aktardı.
15 Temmuz davalarında çok sayıda askerî öğrenci, genç subay ve erin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldığını hatırlatan Arslan, “Ne silah kullanmış, ne emir vermiş, ne de bir suçun parçası olmuş insanlar müebbet aldı.” ifadelerini kullandı.
Gazeteci Adem Yavuz Arslan: 15 Temmuz davalarında yargılanması gereken Hulusi Akar’ın da içinde olduğu 150 kişi var. pic.twitter.com/BItsiZhgpu
— 15 Temmuz Gerçekleri (@15TemGercekleri) July 6, 2026
Adem Yavuz Arslan şunları söyledi:
”İddia ederek söylüyorum ve Allah ömür verirse şunu göreceğiz. 15 Temmuz mahkemelerinin yargılanması gereken çift sayısı 150 biliyor musunuz? Niye 150? Hulusi Akar ve 15 Temmuz’u planlayan 150 kişi var çünkü.
Planın içerisinde, planlayan değil pardon. Planın içinde olan 150 kişi değil. Onu da nereden biliyoruz? Gökhan Şahin Sönmez Ateş ifadesinde bunu yıllardır anlatıyor. Biz diyor Hulusi Akar’la birlikte çok küçük bir grup, Bir askeri operasyon darbe de değil. Erdoğan alıp yargılayacaktık diyor. Böyle bir plan yaptık diyor. Ve bu planın dışında kalan herkesin beraati eninde sonunda gerçekleşecek. Ama ne yazarsınız ki insanın ömrü çürüyor. 10 yıl geçti ya. 10 yıldır harbiyeli çocuklar, genç askerler, 5 günlük erler. İşte bu ifadedeki adam gibi. Ne silah kullanmış, ne bir emir vermiş, ne bir talimat vermiş, ne bir suçun parçası olmuş. Ama müebbet, ağırlaştırmış müebbet.
Şimdi jandarma dosyasında da aynısı vardı. Ya jandarmanın önünde 8 tane sivil hayatını kaybetti jandarma karargahının önünde. Üzerlerinden çıkan mermiler otopsi raporlarını teknik okuyup haberleştirdi. TSK’ya ait değil.
Ve ne meclis komisyonu, ne mahkemeler, ne de medya, ne de işte Türkiye’deki makamlar. İyi de kardeşim kim öldürdü bu adamları sorusunu sormadı.
Cinayetler faali meçhul ama sanıkların üzerine bırakıldı.”





