Hâkim Albay Dr. Cemil Çelik, “15 Temmuz Halka ve Devlete Çökme Hikayesi” adlı kitabında, 15 Temmuz öncesinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde (AYİM) yaşanan gelişmelere ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Çelik’e göre, her yıl rutin şekilde yapılan adli tatil izin planlamaları, 2016 Temmuz’unda alışılmışın dışına çıkmıştı.
Kitapta yer alan anlatıma göre, Temmuz ayının ilk günlerinde yüksek yargıda yıllık izin hazırlıkları başlamıştı. Bayram tatili ile adli tatilin birleşeceği dönemde birçok üye izin planı yaparken, Çelik bu sürecin normal işleyişinden farklı bazı gelişmelere tanık olduğunu aktarıyor.
İlk dikkatini çeken olay, görev yaptığı Birinci Daire’de yaşandı. Çelik, 7 Temmuz 2016’da dosya görüşmelerinin ardından izinlerin konuşulduğu sırada Daire Başkanı Celal Işıklar’ın, “Artık kimse izin istemesin, izne gidecekler belli oldu.” dediğini aktarıyor. Normal şartlarda izin hakkı bulunmayan Celal Işıklar’ın özellikle 11-15 Temmuz haftasında izin kullanmak istemesini o gün anlamlandıramadığını belirten Çelik, bu durumun 15 Temmuz’dan sonra zihninde farklı bir yere oturduğunu ifade ediyor.
Ancak Çelik’e göre asıl dikkat çekici gelişme AYİM İkinci Daire’de yaşandı. Kitapta anlattığına göre, dönemin AYİM Başkanı kendisini odasına çağırarak heyet oluşturamadıklarını söyledi. Bunun nedeni ise, heyetin çalışabilmesi için görevde kalmaları gereken üç askeri hâkimden Albay Metin Ulukanlıgil, Albay Kenan Kenan ve Albay Abdurrahman Beşiroğlu’nun aynı tarihlerde Ankara dışına çıkmak üzere izin almakta ısrar etmeleriydi.
Çelik, heyetin kurulabilmesi için bu üç isimden en az ikisinin görevde kalmasının zorunlu olduğunu, buna rağmen daire başkanının ve AYİM Başkanı’nın tüm uyarılarının sonuçsuz kaldığını aktarıyor. Kitapta, üç ismin izin taleplerinden geri adım atmadığı belirtiliyor.
Olayların ardından geriye dönüp baktığında bu tabloyu sorguladığını ifade eden Çelik, kitabında şu değerlendirmeye yer veriyor:
“Üçünün de heyet oluşmasında problem olacağını bilmelerine rağmen ısrarla izne ayrılmak istemeleri, başkanla karşı karşıya gelmeleri ve üçünün de eşlerinin çalışan kişiler olmasına rağmen Ankara dışında bulunmaları rastlantı mıydı? Kesinlikle hayır.”
Çelik, kitabında ayrıca. 15 Temmuz’dan önce dönemin İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Seyfullah Hacımüftüoğlu ile iki milletvekilinin AYİM’e gelerek Albay Kenan Kenan’ın odasında uzun süre görüştüğünü, kurum teamüllerine aykırı olduğunu savunduğu bu ziyaret sırasında, Metin Ulukanlıgil ile Abdurrahman Beşiroğlu’nun da görüşmeye katıldığını yazıyor.





