İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, iletişim danışmanı Necati Özkan ve iş insanı Hüseyin Gün’ün “siyasal casusluk” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması bugün Silivri’de görüldü. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmada en dikkat çeken savunma Hüseyin Gün’den geldi.
Gün, 15 Temmuz’un ardından devlet adına yurt dışında Gülen Hareketi gönüllülerine yönelik faaliyetlerde bulunduğunu açık şekilde anlattı. Savunmasında, dönemin Başbakanlık Müsteşarı ve daha sonra Cumhurbaşkanı Yardımcısı olan Fuat Oktay tarafından tam yetkiyle görevlendirildiğini kaydeden Gün, yurt dışındaki gönüllülerin kimlik, adres ve mal varlıklarının tespiti için çalışmalar yürüttüğünü söyledi.
“Bunu ilk kez burada söylemek zorunda kalıyorum” diyen Hüseyin Gün sözlerini şöyle sürdürdü:
“15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına yurt dışında üstlenmiş olduğum önemli görev ve sorumluluklar göz önünde bulundurulduğunda iddianamede isimlerine atıfta bulunulan yabancı devlet adamları, siyasiler, bürokratlar, emekli askerler ve istihbarat mensuplarıyla görüşmemde hayatın olağan akışına aykırı herhangi bir durumun bulunmadığı kolaylıkla tespit edilebilir.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından f… ile mücadele için devletim adına görev yaptım. Firari f…cülerin açık kimliklerini, adreslerini, mal varlıklarını tespit ederek yoğun destek verdim. Telefonumda da yetki belgesinin ekim 2016’da 1 mayıs 2017’ye kadar tam yetki. Dönemin başbakanlık müsteşarı ve cumhurbaşkanı başdanışmanı olarak görev yapan sayın Fuat Oktay tarafından tam yetkilendirmemin olduğu da ortada. Bunun belgesini de sunabiliriz.
Devlet sırrı olduğu belirtilen ‘kara hücre’ adlı raporları, f… ile ilgili bilgileri bizzat ben hazırladım. Devletin resmi makamlarına iletilmesini sağladım. İddianamenin eklerinde ‘kodlamalar’ başlıklı yazışmalar da f… ile mücadelede proje yöneticisi olduğum belirtilmiştir. İlk defa bana ifademde sorulduğunda devlet sırrını ifşa etmemek için ticari faaliyet dedim. Ama iddianamede görünce şok oldum.
Diğer taraftan iddianamede eklerindeki yazışmalarda sayın mahkemenizce yaptırılan Türkçe tercümelere bakıldığında, İstanbul TEM’de ve Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgum sırasında ayrıntılı biçimde belirttiğim üzere 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından f… ile mücadele için devletim adına yurt dışında aktif biçimde görev yaptığım ve bu kapsamda bilhassa Avrupa ve Amerika’da firari olan önde gelen f…cülerin açık kimliklerini, adreslerini, oradaki ilişki ağlarını, mal varlıklarını Türkiye’den çalınan, tespit edilerek ülkemize iadesi için yoğun destek verdiğim kolaylıkla tespit edilebilmektedir. Nitekim emniyet güçlerinin el koyduğu cep telefonumda avukatıma teslim edilen imajında da imajına bakıldığında yetki belgesinin ekimde, ekim 2016 yani darbenin sıcak günlerinde, 1 Mayıs 2017’ye kadar geçerli olan tam yetki, full yetki, dönemin 2016-2018 yılları arasında dönemin Başbakanlık Müsteşarı ve 2018-2023 yılları arasında ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak görev yapan Sayın Fuat Oktay tarafından Trident ve GPlus şirketlerine ülke ilişkileri ve tanıtımı yönlendirme, yönetme ve idare etme konusunda Türk devleti adına tam yetkiye haiz olduğu açıkça görülmektedir ve avukatım da size bu yetki belgesinin kopyasını ve resmi tercüman Türkçe tercümesini de size takdim edecek.”





