15 Temmuz Gerçekleri
15 Temmuz Gerçekleri
  • Anasayfa
  • Haber
  • Analiz
  • Davalar
    • Askeri Davalar
    • Sivil Davalar
  • Videolar
    • Belgeseller
  • Mağduriyetler
  • Raporlar
  • Diğer
    • Yabancı Basın
    • İnfografikler
    • Kitaplar
    • Makaleler
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Haber
  • Analiz
  • Davalar
    • Askeri Davalar
    • Sivil Davalar
  • Videolar
    • Belgeseller
  • Mağduriyetler
  • Raporlar
  • Diğer
    • Yabancı Basın
    • İnfografikler
    • Kitaplar
    • Makaleler
No Result
View All Result
15 Temmuz Gerçekleri
No Result
View All Result
Home Haber

Araştırma: Türkiye’nin en tartışmalı ‘darbe’ girişimindeki yerli ve uluslararası aktörler

by 15Temmuz
11 Temmuz 2026
in Haber, Manşet
0 0
0
Araştırma: Türkiye’nin en tartışmalı ‘darbe’ girişimindeki yerli ve uluslararası aktörler
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

İç güvenlik alanında yayın yapan Homeland Security Today (HSToday) medya kuruluşunun, uluslararası güvenlik ve terörizm alanında kaleme alınan üç bölümlük “Ten Years After July 15″ isimli araştırma dizisinin “Domestic and International Actors in Türkiye’s Most Contested Coup Attempt” başlıklı ikinci bölümü yayınlandı. Serinin ilk bölümünde; uluslararası literatürün ne dediği, 15 Temmuz’un Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki darbelerden farkları, yaşanacaklar hakkında önceden kimlerin bilgi sahibi olduğu ve özellikle 15 Temmuz sonrası dönemdeki yayın patlaması incelenmişti.

Araştırma: 15 Temmuz hangisiydi?

Uluslararası güvenlik ve terörizm alanında uzman akademisyen Dr. Mahmut Cengiz tarafından kaleme alınan “Domestic and International Actors in Türkiye’s Most Contested Coup Attempt” başlıklı ikinci analizde, 15 Temmuz‘un arkasında olduğu öne sürülen aktörlere ilişkin iddialar ve bunlara yöneltilen eleştiriler kapsamlı biçimde ele alınıyor.

Uluslararası Aktör İddiaları

Doğru Açı’dan Asım Durmaz’ın haberine göre, Makalede geçen “Yerli aktörlerin ötesinde, 15 Temmuz darbe girişimi hızla uluslararası bir boyut aldı. Daha sonra, AKP hükümeti ve çeşitli siyasi yorumcular, birkaç yabancı devletin darbe girişimini desteklediğini, finanse ettiğini, önceden bilgi sahibi olduğunu veya darbe girişiminden yararlandığını iddia etti. Bu suçlamalar, genellikle kamuya açık kanıtların ötesine uzanan Türkiye’nin daha geniş jeopolitik rekabetlerini ve iç siyasi dinamiklerini yansıtıyordu. Herhangi bir yabancı hükümeti doğrudan 15 Temmuz olaylarıyla ilişkilendiren kesin bir kanıt ortaya çıkmamış olsa da, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Arap Emirlikleri, İran, Rusya ve Birleşik Krallık’ı içeren iddialar, darbe girişimini ve sonrasındaki rakip anlatıların merkezinde yer aldı.” ifadeleri tartışmaların uluslararası boyutu iddialarını tekrar gündeme getirdi.

En Büyük Tartışma: ABD 15 Temmuz‘un Neresindeydi?

Makaleye göre 15 Temmuz‘un hemen ardından en ağır suçlamalar Amerika Birleşik Devletleri’ne yöneltildi.

Dönemin hükümet yetkilileri ve iktidara yakın medya kuruluşları, darbe girişiminin ABD’nin bilgisi veya desteği olmadan gerçekleştirilemeyeceğini ileri sürdü. Özellikle CIA, Amerikalı akademisyen Henri Barkey ve İncirlik Üssü üzerinden çok sayıda iddia kamuoyuna taşındı.

Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu‘nun kamuoyunda geniş yankı uyandıran “15 Temmuz’un arkasında Amerika var” açıklaması da bu dönemin en dikkat çekici siyasi söylemlerinden biri olarak hafızalara kazındı.

Ancak araştırmaya göre, geçen on yıllık süreçte ne Türk mahkemeleri ne de uluslararası herhangi bir soruşturma, ABD hükümetinin darbeyi planladığını veya yönettiğini ortaya çıkaran kesin ve kamuoyuna açık bir delil ortaya koyamadı.

CIA Görevlisinin Açıklamaları Dikkat Çekti

Makalenin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise, 15 Temmuz gecesi Türkiye’de görev yapan eski bir CIA görevlisinin değerlendirmelerine ayrılıyor.

Yazarın aktardığına göre söz konusu istihbarat görevlisi hem darbenin operasyonel mantığını hem de Washington’a yöneltilen suçlamaları sorguluyor.

CIA çalışanının şu sözleri özellikle öne çıkıyor:

“Türk ordusu iyi eğitimlidir, darbeler konusunda deneyimlidir ve gelişmiş silahlara sahiptir. Boğaziçi Köprüsü’nün yalnızca bir şeridini kapatıp buna darbe denmez.”

CIA görevlisine göre, ABD’nin 15 Temmuz‘u organize ettiği yönündeki iddialar ise “amatörce ve temelsiz” nitelik taşıyor.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Hakkındaki İddialar

Araştırma, 15 Temmuz sonrasında en fazla suçlanan ülkelerden birinin de Birleşik Arap Emirlikleri olduğunu hatırlatıyor.

Ankara uzun süre Abu Dabi yönetiminin Türkiye Cumhuriyeti hükümeti karşıtı faaliyetlere mali destek sağladığını, bilgi operasyonları yürüttüğünü ve Muhammed Dahlan üzerinden çeşitli temaslar kurulduğunu ileri sürdü.

İktidar çevrelerinde BAE’nin bölgesel ölçekte Erdoğan karşıtı girişimlerin finansörü olduğu yönündeki söylemler yıllarca gündemde kaldı. İddialar 15 Temmuz’u takip eden yıllarda yoğunlaştı. O zamanki İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, BAE’yi 15 Temmuz’un arkasındaki ana aktörlerden biri olarak ifade etti ve operasyonun mali destekçisi olarak nitelendirdi.

Dr. Cengiz, bu iddiaların hiçbirinin kamuoyuna açıklanan mahkeme kararları veya bağımsız soruşturmalarla kesin biçimde doğrulanamadığını vurguluyor.

Dikkat çekilen bir başka nokta ise, Türkiye ile BAE arasında sonraki yıllarda yaşanan diplomatik normalleşme süreci. Makalede, darbe tartışmalarında BAE’nin adının eskiye göre çok daha az anılmaya başlandığı şu sözlerle belirtiliyor: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2022’de BAE’ye resmî ziyareti ve ekonomik ve diplomatik işbirliğinin hızlı genişlemesi de dahil olmak üzere Ankara ile Abu Dabi arasındaki ilişkilerin daha sonra normalleşmesi, bu suçlamaların önemini önemli ölçüde azalttı.”

İran’ın Dikkat Çeken Tavrı

Çalışmada İran’ın pozisyonuna da ayrı bir başlık açılıyor. ABD ve BAE’nin aksine İran, 15 Temmuz gecesi Erdoğan hükümetine destek veren ilk ülkeler arasında gösteriliyor.

Dönemin İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in gece boyunca Ankara ile temas halinde olduğu, Ali Şemhani ve Kasım Süleymani gibi üst düzey isimlerin gelişmeleri yakından takip ettiği ve yardım sağlandığı aktarılıyor.

Makale şu noktalara da dikkat çekiyor: “Sonraki yıllarda, İran yanlısı figürler Süleymani’nin ‘darbenin başarısızlığını sağlamaya yardımcı olmada önemli bir rol oynadığını’ iddia etti. İran medyasıyla ilişkili tartışmalı bir figür olan Nurettin Şirin, ‘15 Temmuz darbesini durdurmak için kim bir şey yaptıysa, Kasım Süleymani daha da fazlasını yaptı’ dedi.”

Rusya: Darbeyi Önceden Biliyor Muydu?

Makalenin dikkat çektiği ülkelerden biri de Rusya. Yazar, Moskova’nın 15 Temmuz‘u organize etmekle suçlanmadığını; buna karşılık, olaylardan önceden haberdar olup olmadığı yönündeki tartışmaların uzun yıllardır sürdüğünü aktarıyor.

Bu tartışmaların merkezinde ise Rus siyaset teorisyeni Aleksandr Dugin yer alıyor.

Dugin, 14 Temmuz 2016’da Türkiye’de bazı temaslarda bulunduğunu ve darbe girişimi hazırlıkları konusunda uyarılar yaptığını iddia ediyor.

Makaleye göre Rus yetkililer de 15 Temmuz gecesi Erdoğan hükümetine destek veren ilk büyük güçlerden biri oldu.

Analize göre mevcut veriler, Moskova’nın gelişmeleri yakından takip ettiğini ve Erdoğan rejimine verdikleri desteğin kendi stratejik çıkarları açısından daha uygun olduğunu ortaya koyuyor.

Birleşik Krallık

Birleşik Krallık, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türk hükümetine karşı nispeten temkinli ancak destekleyici bir tutum benimsedi. Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin aksine, Birleşik Krallık Türk makamları tarafından komploya doğrudan katılmakla suçlanmadı. Bunun yerine dikkat, İngiliz diplomatların darbe girişiminin sorumluluğuyla ilgili olarak yaptığı alışılmadık derecede net açıklamalara odaklandı.

Birleşik Krallık’ı darbe girişimini planlamaya, finanse etmeye veya desteklemeye hiçbir güvenilir kanıt bağlamamış olsa da, önde gelen İngiliz diplomatların Erdoğan hükümetinin görüşünü alenen onaylama isteği, bazı gözlemcilerin Londra’nın kamuya açıklanmayan bilgilere sahip olup olmadığını sorgulamasına neden oldu.

Sonuç olarak, Birleşik Krallık, iddia edilen bir katılımcı olarak değil, Türk hükümetinin sorumluluk atfına açıkça güvendiğini ifade eden birkaç Batılı aktörden biri olarak 15 Temmuz’u çevreleyen uluslararası tartışmalarda ayırt edici bir yere sahiptir.

Suçlamalardan Normalleşmeye

15 Temmuz’un hemen ardından Erdoğan ve ekibi, somut ve kamuoyuyla paylaşılmış kesin deliller ortaya koymadan kişi ve toplulukların yanı sıra ABD, Birleşik Arap Emirlikleri ve çeşitli uluslararası aktörleri 15 Temmuz‘un arkasında olmakla suçladı.

Ancak ilerleyen yıllarda dış politikadaki değişen dengelerle birlikte kendi iktidarının devamlılığını da amaçlayarak ve yine kendi çıkarlarına hizmet edecek şekilde bu söylemlerinden önemli ölçüde geri adım attığı görüldü.

10 Yıl Sonra Varılan Nokta

Makale gelinen noktayı şöyle açıklıyor:

“Genel olarak, aktörlere yönelik iddialar hem resmî anlatının genişliğini hem de çözülmemiş çelişkilerini ortaya koyuyor.”

“Çeşitli yerel ve uluslararası aktörlerin böylesine karmaşık bir operasyonu nasıl koordine ettiği ve kamuya açık kanıtların neden bu bağlantıları açıkça kuramadığı hakkında temel sorular devam ediyor. Bu belirsizliklere ek olarak, 2024 Türk mahkemesi kararı, sunulan kanıtlarda kapsamlı bir darbe planının belirlenemeyeceği sonucuna vardığı bildirildi. Bu nedenle, on yıl sonra, zorluk sadece 15 Temmuz’dan kimin sorumlu olduğunu belirlemek değil, aynı zamanda rakip açıklamaların neden tarihsel kayıtlarda kritik boşluklar bırakmaya devam ettiğini anlamaktır.”

Böylece serinin ikinci makalesi, uluslararası aktörlere ilişkin iddiaların neden hâlâ kesin bir sonuca bağlanamadığını da yeniden dile getirmiş oldu. Bu yönüyle çalışma, 15 Temmuz’un uluslararası boyutuna ilişkin tartışmaların önümüzdeki dönemde de akademik ve siyasi gündemde kalmaya devam edeceğine işaret ediyor.

Tags: amerika birleşik devletleriBirleşik Arap Emirlikleri (BAE)birleşik krallıkciaDr. Mahmut CengizHomeland Security TodayiranRusyasüleyman soylutayyip erdoğan

15Temmuz

Related Posts

KHK’lı Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu: Hasta bir serdümen gemiyi ele geçirmiş
Belgeseller

KHK’lı Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu: Hasta bir serdümen gemiyi ele geçirmiş

by 15Temmuz
11 Temmuz 2026
Araştırma: 15 Temmuz hangisiydi?
Haber

Araştırma: 15 Temmuz hangisiydi?

by 15Temmuz
11 Temmuz 2026
Viyana’daki sanıklar da yıllarca kimsenin hesap sormayacağını düşünmüştü 
Haber

Viyana’daki sanıklar da yıllarca kimsenin hesap sormayacağını düşünmüştü 

by 15Temmuz
11 Temmuz 2026
TANIK – O Geceden Sonra: Türkiye onu Hakan Fidan’ı uğurlarken çekilen o görüntüyle tanıdı
Belgeseller

TANIK – O Geceden Sonra: Türkiye onu Hakan Fidan’ı uğurlarken çekilen o görüntüyle tanıdı

by 15Temmuz
10 Temmuz 2026
Erdoğan: 15 Temmuz olmasa yapamazdık
Haber

Erdoğan: 15 Temmuz olmasa yapamazdık

by 15Temmuz
9 Temmuz 2026

Kategoriye Göre Gözat

  • Analiz (837)
  • Askeri Davalar (53)
  • Belgeseller (46)
  • Davalar (32)
  • Haber (878)
  • İnfografikler (5)
  • Kategorilendirilmemisler (26)
  • Kitaplar (10)
  • Mağduriyetler (4)
  • Makaleler (48)
  • Manşet (757)
  • Raporlar (12)
  • Sivil Davalar (1)
  • Videolar (133)
  • Yabancı Basından (26)
  • 15 Temmuz Darbe Gerçekleri – Anasayfa
  • Gizlilik İlkeleri
  • Haber & Analiz
  • İnfografikler
  • Kitaplar
  • Linkler
  • Raporlar
  • Videolar
  • Yabancı Basından

© 2020 15 Temmuz Gerçekleri

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Haber
  • Analiz
  • Davalar
    • Askeri Davalar
    • Sivil Davalar
  • Videolar
    • Belgeseller
  • Mağduriyetler
  • Raporlar
  • Diğer
    • Yabancı Basın
    • İnfografikler
    • Kitaplar
    • Makaleler

© 2020 15 Temmuz Gerçekleri

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms below to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
  • Türkçe