11 Temmuz 2016 tarihinde, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda bazı subaylar arasında ‘bilmesi gereken’ kuralı çerçevesinde bir harekat planından söz edilmeye başlandı. Emir komuta hiyerarşisi içinde gözüken bu harekat planı, TSK Kara Kuvvetleri terminolojisinde düzenli olmayan, gerilla taktiğinin devrede olduğu gayri nizami savaşa atfen kullanılan bir “Konvansiyonel Olmayan Harekat (KOH)” tatbikatıydı. ‘Bilmesi gereken’ kuralına göre dolaşıma sokulan görev emri, Genelkurmay Başkanlığı’na bir terörist saldırı olabileceği ve Genelkurmay Karargahı’nın emniyetinin Özel Kuvvetlerce sağlanacağı planına dayanıyordu. Bu gizli görev için, hiçbir kuvvet komutanlığına bağlı olmayan, doğrudan Genelkurmay 2. Başkanı’ndan emir alan Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) seçilmişti. Tatbikat ÖKK’dan görevlendirilen subaylarla yapılacaktı. Emrin bizzat ÖKK Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı (O sırada tümgeneral) tarafından verildiği, Harekat ve Eğitim Şube Müdürü Albay Ümit Bak, Alay Komutanı Kurmay Albay Fırat Alakuş, Garnizon Komutan Vekili Albay Murat Korkmaz ve Kurmay Başkanı Yarbay Halit Kazancı’nın ittifakla verdiği ifade ile anlaşıldı.
Emir ayrıca Silopi’deki 1. Özel Kuvvetler Tugayı Komutanı Tuğgeneral Semih Terzi’ye de iletildi. Bu, sadece ismi geçenlerin ve onların görevlendirdiği kişilerin bildiği, ‘bilmesi gereken’ prensibine göre hareket edilen, görev hakkında başkaları ile konuşmanın ‘komutan emriyle’ yasak olduğu gizli bir emirdi. Bu görev ve emir hakkında özellikle telefonda konuşmak da yasaklandı. ‘Bilmesi gereken’ler, sadece bilmesi gerektiği kadarını bilecek ve verilen emirleri uygulayacaktı.
Kamuoyu şunu merak ediyor: Zekai Aksakallı, ÖKK mensubu bazı askerlere KOH tarzı emir vererek onlara tuzak mı kurdu? Emri yerine getirerek güvenliği sağlayan personelin darbeci ilan edilmesi ne anlama geliyor?





