Gazeteci Ali Çağatay, 15 Temmuz’un ardından kamuoyuna yansıyan “kahramanlık” hikâyelerinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Katıldığı YouTube yayınında konuşan Çağatay, bir çırpıda pek çok örneği peş peşe sıraladı:
https://x.com/15TemGercekleri/status/2051908608871243921?s=20
”Biliyorsun, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra çok sayıda “süper kahraman” ortaya çıktı. Bunlardan bir tanesi de Lokman Ertürk’tü. Kahraman Kazan Belediye Başkanı. O zaman tabii Kazan’ın adı “Kahraman” değildi. 15 Temmuz’dan sonra orası “Kahraman” unvanıyla taltif edildi.
Lokman Ertürk, darbe girişimi günüyle ilgili iddiaya göre, ertesi gün gazetelere yansıyan haberlere baktığınızda şöyle diyor: “Çıktım, tugayın önüne gittim. Göğsümü açtım, ‘Benim cesedimi çiğnemeden geçemezsiniz’ dedim. Aynı anda 400 silah üzerime ateş açtı. Ama ben yaşıyorum ve darbeyi önlemek için karşınızdayım” falan dedim diyor.
Sonra tabii Lokman Ertürk günlerce konuşuldu. Lokman aşağı, Lokman yukarı. Büyük kahraman, Kahraman Kazan’ın büyük belediye başkanı. Bildiğin gibi, adeta yaratılmış bir kahraman.
Aradan bir süre geçti, hatırla, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon kuruldu. Bu komisyonda komisyon başkan yardımcısı Selçuk Özdağ’dı. Eski Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekili, şu anda başka bir partide siyaset yapıyor.
Selçuk Özdağ, Lokman Ertürk’e eğilerek şöyle diyor:
“Lokman Bey, galiba 15 Temmuz gecesi siz Kazan’da değildiniz.”
Lokman Ertürk ise, “Aa sayın başkanım, yani galiba oradaydım, orada gibiydim…” gibi cevaplar veriyor. Kıvırıyor.
Sonra anlaşılıyor ki Lokman o gece Kazan’da değil. Nerede? Alanya’da. HTS kayıtları ortaya çıkıyor ve Alanya’da olduğu görülüyor.
Şimdi biz aylar boyunca onu “Kahraman Kazan Belediye Başkanı”, “Kahraman Kazan’ın kahramanı” olarak biliyorduk. Derken bu efsane sona eriyor.
Bir de kamyoncu Şerife Bacı hikâyesi vardı, biliyorsun. O da ayrı bir hikâye. Orada da benzer şekilde yaratılmış bir kahraman anlatısı vardı.
Bunun gibi 20-30 tane örnek çıktı. “15 Temmuz gazisi”, “15 Temmuz kahramanı”, “15 Temmuz’un şövalyesi” gibi ifadelerle anılan kişiler ortaya çıktı. Bu da onlardan biriydi.
Bir de Boğaz Köprüsü üzerinde tankların egzozlarına fanila sıkıştırarak tankları bozduğu iddia edilen insanlar vardı. Bunun da doğru olmadığı sonradan ortaya çıktı.”





